İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, 2013 ile 2024 yıllarını kapsayan bir Çocuk İş Cinayetleri Raporu yayınlayarak Türkiye’deki çocuk işçilik sorunlarını gözler önüne serdi. Bu rapora göre, son 12 yıllık dönemde en az 742 çocuk, çalışırken meydana gelen iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. İlgili dönemde, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hükümeti altında gerçekleşen tüm yıllarda toplamda en az 978 çocuk iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi.
Raporda, çocuk iş cinayetlerinin en fazla görüldüğü sektörler arasında tarım ilk sırada yer almakta olup, onu inşaat sektörü takip etmektedir. İSİG Meclisi’nin dikkat çektiği önemli bir nokta ise, kırsal kesimlerde yoğun olmasına rağmen iş cinayetlerinin kentlere doğru kaydığını belirtti. Bu durum, kentsel yoksulluğun derinleşmesiyle de bağlantılı olup, devlet politikalarının çocuk işçiliğini kitlesel hale getirmesi ve organize sanayi bölgelerinin Anadolu şehirlerine yayılmasıyla ortaya çıkmıştır. Raporda, çocuk işçiliğinin sadece tarlalarda değil, alışveriş merkezlerinde, sokaklarda ve şantiyelerde de yaygınlaştığına dikkat çekildi.
Rapor içinde Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) konusuna da değinilmektedir. Bu merkezler, çocukların eğitim süreçlerinden koparılıp işçi olarak yetiştirilmesine olanak tanıyan bir yapı olarak öne çıkmaktadır. MESEM kapsamında yaklaşık 1,5 milyon öğrencinin eğitim aldığı ve bu öğrencilerin yaklaşık 300 bininin 18 yaşın altında olduğu bilgisi verilmektedir. Çocuk işçiler, “bir gün okulda dört gün işyerinde eğitim alma” şeklindeki uygulama ile işgücü haline getirilmektedir. Bu durum, çocuk işçiliğinin meşru kılınması adına ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.
İSİG Meclisi, 2018 yılında çocuk işçiliği ile mücadelenin yılı olarak ilan edilmesine rağmen o yıl içinde de en az 67 çocuğun iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini hatırlatarak, bu konuda somut adımlar atılmadığını vurguladı. Örgüt, çocuk işçiliği ile mücadelede etkili politikaların izlenmediğini belirterek, devletin bu alandaki sorumluluğunu yerine getirmediğini ifade etti.
Meclis, 2025’in ‘Aile Yılı’ olarak ilan edilmesi planına karşılık olarak bu yılı ‘Çocuk İşçiliği İle Mücadele Yılı’ ilan etme çağrısında bulundu. Bu çağrıda, “Çocuklarımız geleceğimizdir, ölmelerine, sakat kalmalarına, yaralanmalarına izin vermeyeceğiz; onlara yaşanılacak bir ülke bırakmak istiyoruz” ifadelerine yer verildi. İSİG Meclisi, emek ve meslek örgütlerine, eğitimciler ile demokratik kitle örgütlerine hitap ederek toplumsal bir mücadele çağrısında bulundu.
Çağrıda, çeşitli etkinliklerin düzenlenmesi ve toplumun her kesiminin sorumluluk alması gerekliliği ön plana çıkarıldı. “Hepimiz bu sorumluluğu almalı ve 2025 yılını gerçek anlamda Çocuk İşçiliği İle Mücadele Yılı haline getirmeliyiz” denilerek, bu konuda üzerlerine düşeni yapmaya hazır oldukları belirtildi.
Bu rapor, Türkiye’deki çocuk işçiliği sorununun ciddiyetini ve devlet politikalarının yetersizliğini açığa çıkarırken, bu konuda toplumsal bir bilinç oluşturmanın önemini ortaya koymaktadır.
1
Uysal, CHP Genel Başkanlığı Adaylığından Çekildi!
2837 kez okundu
2
Diyanet’in 2024 bütçesi rekor harcama yaptı.
2764 kez okundu
3
Depremzedeler Binada Cansız Bedeni Bulundu!
2713 kez okundu
4
Erzurum’da Feci Kaza: 7 Yaralı, 1 Tehlikede!
2692 kez okundu
5
Kadın Cinayetleri Sözleri AK Parti’yi Harekete Geçirdi
2689 kez okundu