Türkiye’nin Filistin ve Terörle Mücadele Vurgusu
966 okunma

Türkiye’nin Filistin ve Terörle Mücadele Vurgusu

Aralık 18, 2025 12:33
Türkiye’nin Filistin ve Terörle Mücadele Vurgusu
0

BEĞENDİM

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, TRT World’e verdiği röportajda Türkiye’nin dış politika yaklaşımlarına dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Fidan, Filistin meselesinde Türkiye’nin uluslararası vicdanın sesi olduğunu ifade ederek, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına karşı Türkiye’nin koordine edilmiş ve net bir diplomatik tutum sergilediğini belirtti. Ayrıca, İsrail’in yıllardır uluslararası sistemde dokunulmazlık zırhıyla hareket ettiğine ve bu durumun artık sona erdiğine dikkat çekti.

Bakan Fidan, “Türkiye, ortaklarıyla birlikte bu sonuca ulaşmakta kritik bir rol oynadı. Bu nedenle İsrail, Türkiye’nin katılımına tepkili. Ancak buradaki tek ilgili aktör İsrail değil, başka aktörler de var. Bu yüzden onlarla da görüşmelerimizi sürdürüyoruz” dedi. Fidan, Türkiye’nin ilgili tüm aktörlerle olan iletişimini devam ettirdiğini ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın direktifleri doğrultusunda, Gazze’ye yardım ulaştırmak için bakanlıklar arası ekiplerin yoğun bir çaba içinde olduğunu da sözlerine ekledi.

Bakan Fidan, Türkiye’nin terörle mücadeledeki deneyimlerine de vurgu yaptı. Son 40 yıllık PKK ile mücadele sürecinde Türkiye’nin önemli birikim ve uzmanlık geliştirdiğini belirtti. “DEAŞ tehdidi, Suriye’deki iç savaş nedeniyle büyüdü ama artık, Suriye toparlanma sürecine girdi ve bu süreçte iş birliği mekanizmalarının kullanılmasına ihtiyaç var” dedi. Fidan, Türkiye’nin diğer bölge ülkeleriyle bir araya gelerek, terörizm tehdidi ile mücadele etmek için ortak bir strateji belirlemesi gerektiğine dikkat çekti.

Suriye’nin uluslararası DEAŞ karşıtı koalisyona katılımının önemine de değinen Fidan, “Bu, Suriyeli muhataplarımız için yeni bir alan. Onlar bu meseleyi ele alırken oldukça istekli” ifadesinde bulundu. Suriye’nin DEAŞ’la mücadelede kararlılık sergilediğini söyleyen Fidan, ülkenin bağımsızlığını ve egemenliğini korumak için birlikte hareket etmenin şart olduğunu da vurguladı. Ayrıca, Suriye’nin kuzeyindeki SDG unsurlarının entegrasyonun yavaş ilerlemesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.

Fidan, “Suriye ve bazı ortaklar, SDG’nin zaman kazanmaya çalıştığı kanaatinde. ABD de sürecin tamamlanması gerektiğinin farkında” diyerek, askeri yolların yeniden gündeme gelmesinin istenmediğini belirtti. 10 Mart’ta varılan mutabakatla birlikte, barışçıl yollarla ilerlemenin önemine dikkat çekerken, SDG’nin bu anlaşmaya bağlılıklarını en kısa zamanda yerine getirmeleri gerektiğini ifade etti.

Rusya-Ukrayna savaşına da değinen Fidan, Türkiye’nin her iki tarafla da iletişim kurabilen nadir ülkelerden biri olduğuna dikkat çekti. Savaşın Türkiye ve diğer kıyıdaş ülkeler için büyük riskler taşıdığına vurgu yaptı. Türkiye’nin ateşkes için sarf ettiği çabalara ve ABD’nin aktif katılımına özel bir önem atfetti. Ortaya çıkacak mutabakatın, Ukrayna halkı için önemli sonuçlar doğuracağını belirtti.

Karadeniz’deki artan güvensizlik ortamına da değinen Fidan, ticari gemilerin hedef alınmasının ve İHA tehditlerinin bölgesel güvenliği zedelediğine dikkat çekti. “Karadeniz’de tekrar artan güvensizlik ortamı ciddi bir sorun oluşturuyor” dedi. Ayrıca, Kıbrıs meselesi hakkında da önemli değerlendirmelerde bulundu. Güney Kıbrıs’ın AB Dönem Başkanlığı’nın önemine değinerek, Kıbrıslı Türklerin izolasyonunun sona ermesi gerektiğini ifade etti.

Bakan Fidan, “Türk tarafı Annan Planı’na ‘evet’ dedi, Rumlar ise ‘hayır’ dedi” diyerek, bu durumun çözüm gerektirdiğini söyledi. Kıbrıs’ta iki devletli bir çözümün mutlaka masada olması gerektiğini vurguladı ve “Gerçekleri söylemek cesaret

En az 10 karakter gerekli