Ege’nin Yabani Otlarıyla Sürdürülebilir Gelecek
665 okunma

Ege’nin Yabani Otlarıyla Sürdürülebilir Gelecek

Aralık 20, 2025 18:43
Ege’nin Yabani Otlarıyla Sürdürülebilir Gelecek
0

BEĞENDİM

İzmir’de bulunan lise öğrencileri, Sürdürülebilir Kalkınma Gençlik Liderleri Eğitim Programı (SÜGEP) kapsamında ‘Bilinmeyen Miras’ adında bir proje geliştirdi. Bu proje, Ege Bölgesi’nin köklü yabani yenilebilir ot kültürü hakkında farkındalık yaratmayı ve iklim değişikliğiyle mücadele etmeyi amaçlıyor. Öğrenciler, Urla’nın Bademler köyünde bulunan yerel otların hasat edilip pişirildiği yemeklerin tadına bakarak bu kültürü deneyimleme fırsatı buldu. Elde ettikleri bu deneyimleri ise, Atina’daki Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) sempozyumunda paylaşmayı planlıyorlar.

SÜGEP uyesi lise öğrencileri, ‘Bilinmeyen Miras’ projesi ile iklim değişikliklerinin sebep olduğu gıda krizine karşı dirençlilik oluşturmak amacıyla bir saha çalışması gerçekleştirdi. Urla’da, öğrenciler otların hasat edilmesinin ardından şefler tarafından hazırlanan özel menülerde sunulan yemeklerin tadını çıkararak keyifli bir gastronomi deneyimi yaşadılar.

Projenin eğitim koordinatörlüğünü üstlenen biyolog Çiçek Dilsiz, Avusturya’daki kuraklık tehlikesinin önemine dikkat çekerek, “Gelecekte açlık riski ile karşı karşıya kalabiliriz. Bu noktada nasıl idame edeceğiz ve karınlarımızı nasıl doyuracağız, bunun üzerine çalışıyoruz. Öğrencilerimizin yabani otların insanların yaşamında nasıl kullanılabileceğini öğrenmelerini istiyoruz. Çünkü ileride gıdaya erişimimiz azaldığında doğadan faydalanmak zorunda kalacağız. Bu nedenle doğadaki otların besin değerlerini, nasıl toplanabildiğini, pişirildiğini ve çiğ olarak tüketilebileceğini öğrenmeliyiz,” dedi.

Projenin doğayı koruma ve farkındalık sağlama amacıyla hayata geçirildiğini belirten Dilsiz, öğrencilerin yurt dışındaki sunumunda farklı ülkelerden gelen 500 akranlarına projelerini tanıtacaklarını ve Türk gençlerini gururlandıracaklarını söyledi. Coğrafya öğretmeni Kübra Özçelik Özer ise, “Ormanlarımızı geziyoruz ancak otları tanımadık. Artık kaybolan mirasımız olan dedelerimizin bildiği otları bizler de öğrenmeye başlayacağız,” şeklinde konuştu.

Proje kapsamında eğitim veren tadımcı ve üretici Duygu Özerson Elekdar, öğrencilere otları tanımanın ve doğadan toplamayı öğrenmelerinin önemini vurguladı. Urla’da yaşayan bir girişimci olarak bölgede bulunan yenilebilir otların değerlendirilmesi gerektiğini belirten Elekdar, “Gençlere hem zeytinyağını hem de yenilebilir doğayı anlattığımız eğitimler veriyoruz,” dedi. Özellikle karahindiba gibi vücudu toksinlerden arındırma özelliği olan bitkilere dikkat çeken Elekdar, bu tür bitkilerin çeşitli şekillerde tüketilebileceğini de açıkladı.

Ekolojik yemeğin ve doğadaki otların önemi üzerine konuşan Elekdar, “Yenilebilir otların sınırsız bir kaynak olmadığını ve bu otları besin zincirimize dahil etmemiz gerektiğini anlatıyorum. Yerelde tüketmek, yerel gıda kaynaklarına herkesin kolayca ulaşabilmesi açısından temel bir gerekliliktir. Urla’da yenilebilir ot kültürünün bu kadar gelişmiş olmasının sebebi, geçmişte yaşanan kıtlığa dayanmaktadır,” dedi.

Daha önce hiç görmedikleri ve tatmadıkları otlarla tanıştıklarını kaydeden 9. sınıf öğrencisi Defne Tavlı, “Ege’de unutulan otların yemek olarak değerlendirilmesi için bu proje hazırlandı. Yabani otları bulup onlardan yemekler yapmayı öğreniyoruz. Bu projenin mutlu hissediyorum,” dedi. Arkadaşı Naz Nakilist de, “Bu proje hepimizin sürdürülebilir ve çevre dostu bilincini geliştirmesi amacıyla oluşturuldu. Atina’daki sempozyumda bu projeyi sunacağız,” şeklinde konuştu.

En az 10 karakter gerekli