İzmir’de Veri Sızıntısı: Öğrenciler İsyanda!
572 okunma

İzmir’de Veri Sızıntısı: Öğrenciler İsyanda!

Ocak 11, 2026 00:07
İzmir’de Veri Sızıntısı: Öğrenciler İsyanda!
0

BEĞENDİM

İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde yaşanan veri sızıntısı, sadece bir skandal olarak kalmamış, aynı zamanda siber şiddet ve taciz iddialarıyla daha da büyüyen bir infiale yol açmıştır. Öğrencilerin kişisel bilgileri, kötü niyetli kişilerin eline geçerken, bu durum özellikle kız öğrenciler arasında büyük bir tepkisel davranışa neden olmuştur. Güzellik çirkinlik oylamaları yapılan kız öğrencilerin eklenmesiyle, protestolar giderek daha da yaygınlaşmış ve dikkat çekici bir boyut kazanmıştır. Öğrenciler, “İEÜ’de taciz var, siber şiddete sessiz kalma!” sloganıyla okul yönetimine karşı, veri sızıntısının boyutlarını şeffaf bir şekilde açıklama çağrısında bulunmuşlardır.

SİBER SIZINTI TACİZE DÖNÜŞTÜ

Veri tabanındaki açıklığın ortaya çıkması, öğrencilerin telefon numarası ve ev adresi gibi özel bilgilerini tehlikeye atmış, bunun sonucunda da taciz iddiaları geri planda kalmamıştır. Çok sayıda kız öğrenci, bilgileri ifşa edildikten sonra tanımadıkları kişiler tarafından tacize uğradıklarını sosyal medya platformları üzerinden duyurmuşlardır. Bu olaylar sonucunda #İEUEdeTacizVar ve #İEUEdeSiberSiddet etiketleri, kısa sürede Türkiye’nin sosyal medya gündeminin zirvesine oturmuştur.

GECE YÜRÜYÜŞÜNDE TEK SES: GÜVENDE DEĞİLİZ!

Öğrenciler, yaşanan durumu protesto etmek amacıyla gündüz saatlerinde oturma eylemi gerçekleştirmişlerdir. Bu protestolar akşam saatlerinde, kampüs içerisinde gerçekleştirilen bir yürüyüşle devam etmiştir. Meşaleler ve cep telefonu ışıkları ile aydınlatılan karanlıkta yürüyüş yapan öğrenci grubu, okul yönetiminin sessizliğini “suç ortaklığı” olarak değerlendirmiştir. Özellikle kız öğrencilerin ön saflarda yer aldığı bu eylemde, “Kampüste tacizci istemiyoruz” ve “Verimizi korumayan güvenliğimizi sağlayamaz” gibi sloganlar haykırılmıştır.

ÖĞRENCİLERDEN YÖNETİME ÜLTİMATOM

Üniversite yönetiminin konuya dair somut bir adım atmaması ve özür dilememesi, öğrencilerin öfkesini artırmıştır. Eylemi düzenleyen öğrenciler, taleplerini şu şekilde sıralayarak yönetimden bir ültimatom vermişlerdir:

  • Veri sızıntısının boyutları şeffaf bir biçimde açıklansın.
  • Siber şiddete ve tacize yol açan güvenlik zaafiyetinin sorumluları hesap versin.
  • Kampüs içinde ve dijital mecralarda öğrenci güvenliği ivedilikle sağlansın.

“KIZ ÖĞRENCİLER OKULDA HAPİS KALMAK İSTEMİYOR”

Protestolara katılan bir grup öğrenci, yaptıkları açıklamada, “Sadece bilgilerimiz değil, huzurumuz ve can güvenliğimiz de çalındı. Biz bu okulun öğrencisiyiz, müşterisi değiliz. Adresimize kadar ifşa olmuşken okulun susması, tacizcilere cesaret veriyor” ifadelerini kullanmışlardır. Bu durum, hem öğrencilerin hem de okul yönetiminin ciddi bir sorunu ciddiye alması gerektiğini gözler önüne sermiştir.

Tüm bu yaşananlar, üniversitelerin öğrenci güvenliğini sağlamak için daha etkin önlemler alması gerektiğinin acı bir hatırlatıcısı olarak öne çıkmaktadır. İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde yaşanan bu olaylar, sadece oradaki öğrencileri değil, diğer üniversiteleri de etkileyebilecek bir durum oluşturmaktadır. Öğrencilerin haklarını savunma mücadelesi ve güvenlik konusunda gerek duydukları şeffaflık, tüm eğitim kurumları için geçerli olan evrensel bir talep olarak karşımıza çıkmaktadır.

En az 10 karakter gerekli