Smyrna’da 70 Yıl Sonra Mozaik Bulundu!
2053 okunma

Smyrna’da 70 Yıl Sonra Mozaik Bulundu!

Ocak 12, 2026 12:43
Smyrna’da 70 Yıl Sonra Mozaik Bulundu!
0

BEĞENDİM

İzmir kent merkezindeki Smyrna Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmaları, tarihi ve kültürel önemi yüksek bulgular sunmaya devam etmektedir. Özellikle bu bölgede ortaya çıkarılan mozaikli odada yer alan “Süleyman düğümü” motifi, kazı ekibinin büyük ilgisini çekmiştir. Smyrna’daki kazı ve restorasyon çalışmaları, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yürütmekte olduğu “Geleceğe Miras Projesi” kapsamında yıl boyunca kesintisiz bir şekilde sürdürülmektedir.

Smyrna Agorası’nın Kuzey Cadde’deki kazı çalışmaları sonucunda, yaklaşık 3×4 metre boyutlarındaki, iç içe geçmiş 12 köşeli panolarla kaplanmış bir mozaik taban gün yüzüne çıkarılmıştır. Bu mozaiklerin merkezinde, “Süleyman düğümü” motifi dikkat çekici bir şekilde yer almakta ve geçmişin sembollerini günümüze taşımaktadır.

Kazı Başkanlığı görevini yürüten İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Türk İslam Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Akın Ersoy, antik kentin tarihine dair kayda değer bilgiler sağlamaktadır. Ersoy, Smyrna’nın Büyük İskender’den sonra planlı bir kent olarak inşa edildiğini belirtmiştir. Smyrna’daki kazıların yoğun olarak Smyrna Agorası ve Tiyatrosu’nda gerçekleştirildiğini ifade eden Ersoy, Agora Kuzey Cadde’de yürütülen çalışmalarda mozaik tabanın gün yüzüne çıkmaya başladığını vurgulamıştır.

Antik dönemde kentin önemli caddelerinden bir tanesi olan bu alanda, Geç Roma Dönemi’ne (Milattan sonra 4-6. yüzyıl) ait bir mevcut yapının inşa edildiği, fakat bu yapının sivil konut mu yoksa kamusal bir mekan mı olduğuna dair kesin bir sonuca henüz ulaşılmadığı belirtilmiştir. Prof. Ersoy, Smyrna Antik Kenti’nde daha önce bir “mozaikli salon” bulunduğunu hatırlatarak, yaklaşık 70 yıl sonra yeni bir mozaik döşemesine ulaşmanın kendileri için büyük bir sürpriz olduğunu dile getirmiştir.

Ayrıca Ersoy, ortaya çıkarılan mozaiklerin Geç Antik Dönem’de yaygın olarak kullanıldığını ve bu tür tabanlarda sıklıkla bitkisel motifler ile geometrik süslemelerin yer aldığını ifade etmiştir. Merkezdeki “Süleyman düğümü” motifinin, antik dönemde “kem gözlere” karşı bir koruma sembolü olarak kullanıldığını kaydederek, bu tür mekanların girişlerinde veya döşemelerinde koruyucu sembollerin tercih edildiğini vurgulamıştır.

Bu sembolle birlikte, mekânın ya da mekânı kullanan kişileri “kem göz”den koruma amacı taşıdığını açıklayan Ersoy, “Eğer burası bir kamusal mekansa, bu kenti; eğer bir konutsa, o konutun sahibini koruyan sembollerdir” diyerek, bu sembollerin önemine dikkat çekmiştir.

Mozaiğin keşfine dair diğer bir ilginç detay ise, mozaikli odanın yaklaşık 1500 yıl sonra, 19. yüzyılda bölgede bulunan gayrimüslim hastanesi veya çevredeki konutlar tarafından tekrar kullanılmış olduğudur. Ersoy, “Geç Antik Dönem’deki mozaik döşemenin açıldığı, beğenildiği ve bunun üzerine yeni mekanların inşa edildiği görülmektedir” ifadesini kullanmıştır. Bu durumu, yeni inşaa edilen duvarın sıvasının harcının, mozaiğin üzerine yerleştirilmesi ile kanıtlamaktadır.

Kazı alanının daha da genişletileceğini ifade eden Prof. Dr. Akın Ersoy, 2026 yılı kazılarında alanın büyütülmesiyle birlikte belki başka mekanların da ortaya çıkabileceğini belirtmiştir. Ayrıca, kazı çalışmalarına destek veren İzmir Büyükşehir Belediyesi, Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı, İzmir Ticaret Odası ve GüzelEnerji Akaryakıt A.Ş. gibi kurumlara teşekkür etmiştir.

En az 10 karakter gerekli