İzmir Yağışları Barajları Rahatlattı, Ama…
741 okunma

İzmir Yağışları Barajları Rahatlattı, Ama…

Şubat 8, 2026 11:06
İzmir Yağışları Barajları Rahatlattı, Ama…
0

BEĞENDİM

İzmir’deki su durumu hakkında bilgi veren METEOROLOJİ Mühendisleri Odası İzmir Temsilcisi Ayşegül Akıncı Yüksel, kentin son dönemde yaşadığı yağışların barajlardaki tehlikeli su seviyelerini aşmadığını; ancak önümüzdeki süreçte beklenen yağışlarla beraber baraj seviyelerinin geçen yılki değerlere ulaşacağını ifade etti. Bu yılın başından itibaren, Ocak ayında başlayan ve Şubat ayının ilk günlerinde devam eden yağışlar, İzmir’in su sıkıntısına çare olma yönünde atılan önemli bir adım oldu.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) verilerine göre, İzmir’in 1938-2024 yılları arasında belirlenen yağış ortalaması Ocak ayı için metrekareye 134,8 kilogram iken, 2026 yılındaki Ocak ayı yağış miktarı metrekareye 223,7 kilogram olarak kaydedildi. Bu yıl itibariyle, İzmir’in içme suyu ihtiyacını büyük ölçüde karşılayan Tahtalı Barajında, su seviyesinin yüzde 1’in altına düşmesi olumsuz bir durum iken, Şubat’ın başındaki yağışlarla bu oran yüzde 10’un üzerine çıktı. Yüksel, “Barajlar gibi su rezervuarlarında yer altı su akışının da önemli bir rol oynadığını” belirtti.

Yüksel, önümüzdeki 10-15 gün içerisinde yağan yağışların her gün değişkenlik göstereceğini ve toplamda sürekli bir şekilde devam edeceğini söyledi. Bunun sonucunda, ocak ayındaki yağmurların ardından uzun yıllar ortalaması üzerinde bir yağış toplamı olacağına dikkat çekti. Ancak bu noktada, yağışların zamansal dağılımı ve şiddeti önemli bir etken oluşturmaktadır. Yüksel, “Kısa sürede gerçekleşen yoğun yağışlar yüzey akışını arttırarak sel riskini artırıyor; buna karşın yer altı suyu beslenmesine sınırlı katkı sağlıyor” şeklinde uyarılarda bulundu.

Yüksel, ayrıca yağışların; barajların ve su kaynaklarının sürdürülebilir bir şekilde beslenebilmesi için gerekli olan zamana yayılmış ve geniş alanlara yayılan yağışlar ile infiltreyi destekleyici nitelikte olmasının önemini vurguladı. Bunun dışında, İzmir’de planlanan bulut tohumlama uygulamasının gözden geçirilmesi gerektiğini belirterek, bu yöntemin kuraklıkla mücadelede geçici bir çözüm sağladığını ifade etti. Yüksel, “Bu yöntem, bulutların uygun sıcaklık ve nem koşullarında uygulanabiliyor ve yer altı su kaynaklarını destekleyici bir tamamlayıcı yöntemdir” dedi.

Öte yandan, Yüksel, bulut tohumlama işleminden sonra yağışın nereye düşeceğinin kontrol edilemediğini vurgulayarak, “Uygun bulutluluk olsa bile, yağmurun hedefine ulaşacağı kesin değildir. Ayrıca, istenmeyen bölgelere fazla yağış düşebilir ve bu durum çeşitli olumsuz sonuçlara yol açabilir” dedi. Bulut tohumlama yönteminin, kuraklıkla mücadelede tek başına bir çare olamayacağını da belirten Yüksel, bu yöntemin iklim, hava koşulları ve bulut yapıları gibi etkenlere bağlı olarak farklı sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.

Son olarak, Yüksel, “Kuraklıkla başa çıkmak için yapılacak çalışmaların çeşitlendirilmesi gerektiğini” belirtti. Yüksek verimli su kaynaklarından faydalanarak sulama ve enerji amaçlı barajlar için su temin edilmesi, su tasarrufu ile kuraklığa dayanıklı bitki türlerine yönelmenin daha etkili ve ekonomik bir çözüm oluşturduğunu kaydetti. Yüksel, yağmur hasadı ve yer altı su depolama tesislerinin, yağışlı dönemlerde suyun depolanması açısından önemli alternatif yöntemler olduğunu sözlerine ekledi.

En az 10 karakter gerekli