İZMİR’de gerçekleştirilen bir proje, 150 yerli ve sığınmacı kadının birlikte seramik eğitimi almasını sağladı. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı iş birliğiyle yürütülen bu eğitim, ‘TÜBİTAK 1001 Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı’ kapsamında hayata geçirildi. Projenin katılımcıları, aynı zamanda psikososyal destek de alarak hem sosyalleşme fırsatı buldu hem de üretim yaparak yeni bir deneyim elde etti.
TÜBİTAK 1001 Projesi çerçevesinde, yerli kadınlar ve Suriyeli sığınmacılar, toplumsal uyumu artırmak amacıyla bir araya geldiler. Atölyeye servisle evlerinden alınarak çocuklarıyla birlikte gelen kadınlar, bu süreçte hem keyifli dakikalar geçirdi hem de üretkenliklerini sergileme fırsatı buldular. Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serap Akfırat, Türkiye’nin son yıllarda göçmenlerle karşı karşıya kaldığına dikkat çekti. İki farklı grubun kaynaşması ve ön yargıların kırılması amacıyla seramik atölyesinin düzenlendiğini belirten Akfırat, “Bu deneysel çalışmada katılımcıları, seramik üretimine katılanlar, psikososyal destek alanlar ve kontrol gruplarına ayırdık. Çalışmanın sonunda, üretim sürecine katılan kadınların ruh sağlıklarının iyileşmesini ve ön yargılarının kırılmasını bekledik” şeklinde bilgiler verdi.
Projenin sonunda, seramik eserlerin sergileneceği bir etkinlik düzenleneceği belirtildi. Prof. Dr. Akfırat, katılımcıların psikolojik destek alma süreçlerini öğrenmelerinin yanı sıra, duygularını açma ve sosyal bağlantılar kurma fırsatı bulduklarını aktardı. Yoga ve rahatlama teknikleri üzerinde çalışarak beden hareketlerini deneyimleyen kadınlar, seramik eserlerini şekillendirdikten sonra, bu eserlerin fırınlanıp sergileneceği tarih olan 29 Mart’a hazırlık yapmaya başladılar. Programa katılan kadınlar, çocukları için de eğlenceli aktiviteler tasarlandığı için keyifli bir deneyim yaşadıklarını belirtti.
Projeye katılan 2 çocuk annesi Halise Kaya, “Bu projeyi komşularımdan duydum ve katılmak için çok heyecanlandım. Seramikte zaten bir geçmişim yoktu ama burada harika işler çıkardık. Kendime vakit ayırmanın psikolojik olarak bana iyi geldiğini düşünüyorum. Eğer eğitim devam ederse ben de katılmayı isterim” şeklinde duygularını ifade etti.
Diğer bir katılımcı olan Gönül Demir de, “Kadın dayanışma merkezi sayesinde bu eğitime başladım. Önce çekinmiştim ama sığınmacıların ne kadar sıcak kanlı olduklarını gördüm. Psikososyal etkinlikler sayesinde duygu yoğunluğu yaşayıp beraber gülüp, beraber ağladık. Dayanışma içinde olmak bize güç verdi” ifadesini kullandı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmet Uzmanı Cansu Deniz Ağ, proje aracılığıyla hem sığınmacı hem de yerli kadınlar için güvenli alanlar oluşturduklarını vurguladı. Bu projeyi, sanat temelli uygulamalar ve psikososyal destekle, kadınların psikolojik iyi olma hallerini güçlendirmeyi hedeflediklerini söyledi. Ağ, “Bu projemiz, sanatla buluşarak iyi olma hali yaratmayı ve kapsayıcı sosyal hizmet modellerini yaygınlaştırmayı amaçlıyor,” şeklinde ekledi.
Son olarak, İzmir Büyükşehir Belediyesi Sanat Eğitmeni Ebru İlbeyci Alkan da, projenin 6 haftadan oluştuğunu ve yaklaşık 150 kadın katılımcıyla gerçekleştirildiğini belirtti. Bu süreç içerisinde sanatın yalnızca bir üretim alanı değil, aynı zamanda iyileşme ve birlikte güçlenme zemini olduğunu ifade eden Alkan, katılımcıların farklı malzemelerle çalışmalar yaparak duygularını ifade etme fırsatı bulduklarını dile getirdi.
1
Karabağlar’da İş Arayanlara Fırsat Sunuluyor!
2795 kez okundu
2
Karabağlar’da Deprem Farkındalık Haftası Düzenlendi
2784 kez okundu
3
Bornova Belediyesi’nden Ucuz ve Sağlıklı Gıda İçin Kent Lokantaları!
2758 kez okundu
4
Foça’da Yangında Yaralı Kaplumbağa Kurtarıldı
2709 kez okundu
5
İzmir Körfezi’nde Kirlilik: Tugay’dan Açıklama!
2701 kez okundu