Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Camii, 1958 yılında yıkılmasının ardından, 68 yıl sonra 2023’ün ortalarında gerçekleştirilen ihale ile orijinal tasarımına sadık kalınarak yeniden inşa edilmeye başlandı. Cami, ilk olarak 1903 yılında II. Abdülhamid döneminde mevcut formuna kavuşmuş ve İtalyan mimar Romano Dranco tarafından Art Nouveau tarzında yeniden inşa edilmiştir.
Yıkıldığı dönemde, dönemin en süslemeli yapılarından biri olarak tanınan Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Camii, uzun yıllar boyunca ihya edilmeyi beklemiştir. 2020 yılında alınan ihya kararı ile birlikte, inşa süreci başlatılmış; mülkiyete ilişkin hukuki süreç tamamlandığında, alan tamamen Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmiştir. Bu gelişme sonrasında, caminin özgün mimarisine sadık kalınarak birebir bir yeniden inşa süreci başlamıştır.
Yeniden inşa çalışmaları, tek elden yürütülmeye başlamıştır. Vakıflar İstanbul Bölge Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar, caminin yıkıldığı yerde, aynı proje esas alınarak gerçekleştirilmektedir. Vakıfların inşaat ihalesini gerçekleştirmesi ile birlikte caminin inşaat süreci hızlanmıştır. Dron ile kaydedilen görüntüler, caminin çelik konstrüksiyon iskeletinin hızla yükseldiğini ve sahada yoğun bir çalışma yürütüldüğünü göstermektedir.
Araştırmacı yazar Tolga Saçıkara, Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Camii’nin Osmanlı’nın son dönem mimarisinin en dikkat çekici eserlerinden biri olduğunu vurgulayarak, “Karaköy’de yer alan Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Camii, 17. yüzyıla ait bir camidir. 1903 yılında Abdülhamid Han tarafından mevcut haliyle yeniden inşa edildi. Bu süreçte çeşitli yıkımlara uğradı. İtalyan mimar Romano Dranco tarafından Art Nouveau tarzında inşa edilmiş olan cami, 1958 yılına kadar Karaköy’ün en süslemeli camisi olarak bilinmekteydi. Şevket Eygi’nin ‘Cami Kıyımı’ kitabında da bunun üzerinde durulmuş, caminin adeta bir biblo gibi bir eser olduğu ifade edilmiştir,” diyerek restorasyonun tarihsel önemine dikkat çekmiştir.
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Camii’nin yeniden ihya edilme sürecine ilişkin bilgi veren Saçıkara, “Başlangıçta bu caminin Kınalıada’ya taşınması planlanıyordu; ancak geminin batmasıyla birçok parçası Boğaz’ın sularına gömüldü ve yalnızca iki parçalık kısım kurtarılabildi. Uzun bir süre ihyası beklenen cami, 2020 yılındaki Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile tekrar ihya kararı aldı. Süreç içerisinde hukuki aşamalar yaşandı ve yaklaşık beş yılın ardından caminin yeniden inşası için gerekli zemin hazırlandı. O dönemde mülkiyet bir kısmı farklı kurumlara aitti, fakat şu anda mülkiyet tamamen Vakıflar’a geçmiş durumdadır,” şeklinde ifade etmiştir.
Vakıflardan edinilen bilgilere göre, caminin aslına uygun olarak, özgün mimarisine sadık kalınarak yeniden inşa edileceği belirtilmiştir. İnşaat çalışmalarının tamamlanmasının ardından, caminin önümüzdeki Ramazan ayında ibadete açılması planlandığı duyurulmuştur. Bu durum, hem tarihi bir yapının yeniden hayat bulması hem de topluluk için önemli bir ibadet alanının kazanılması adına büyük bir heyecan yaratmaktadır.
1
Uysal, CHP Genel Başkanlığı Adaylığından Çekildi!
2866 kez okundu
2
Diyanet’in 2024 bütçesi rekor harcama yaptı.
2789 kez okundu
3
Depremzedeler Binada Cansız Bedeni Bulundu!
2734 kez okundu
4
Erzurum’da Feci Kaza: 7 Yaralı, 1 Tehlikede!
2716 kez okundu
5
Kadın Cinayetleri Sözleri AK Parti’yi Harekete Geçirdi
2713 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.