Diyarbakır’da yaşanan ‘Narin’ olayı, 8 yaşındaki Narin’in hayatını kaybetmesi üzerine gelişen bir dizi tutuklama ve dava sürecini beraberinde getirdi. Narin’in ölümüne dair ortaya çıkan detaylar, sürecin etkisini daha da derinleştirdi. Narin’in ailesi, amcası, annesi, ağabeyi, yengeleri ve kuzenleri gibi toplamda 10 kişi, bu dava çerçevesinde tutuklu olarak yargılanıyor. Tüm bu gelişmeler, Türkiye Cumhuriyeti hukuk tarihinde benzeri görülmemiş bir inceleme sürecine dönüştü ve kamuoyu tarafından canlı olarak takip edildi.
Kayıp olarak ilan edilen Narin’in, ölmüşken bir çuval içine konulmuş halde bulunması, şok edici bir tablo ortaya çıkardı. Kamuoyu, Narin’in cesedinin bir dere kenarına nasıl atıldığını ve delillerin nasıl yok edildiğini izlerken, Narin’in hayatına son veren olayla ilgili derin bir üzüntü hissetti. Özellikle kız çocukları olan aileler, bu acı olaydan fazlasıyla etkilenmiş durumda. Devletin, güvenlik güçleri ve hukukun temsilcileriyle birlikte bu süreçte iyi bir sınav verdiği düşünülmekte. Soruşturmanın sonunda, tutuklular cezaevine gönderilirken, tutuksuz yargılananlar adli kontrol altında tutulmaya başladı.
Sıradaki aşama ise yargı süreci. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılacak davada, Narin’in katilinin kim olduğu sorusu hâlâ cevap bulmuş değil. Narin’in öldürüldüğü, onu N.B. isimli bir kişinin dere kenarına çuvalla bıraktığı net olarak biliniyor. Ancak, katilin kim olduğu ve bu suça iştirak edenlerin sayısı hâlâ muamma. Yargıçların, bu sorulara cevap bulması ve adaletin tecelli etmesini sağlaması bekleniyor.
Narin’in öldürüldüğü öğrenildiğinde, olayın nasıl geliştiğine dair çeşitli senaryolar ortaya atıldı ve tanık ifadeleriyle senaryolar çoğaldı. Bir gazeteci ve polis muhabiri olarak 26 yıllık meslek hayatımda birçok davayı takip ettim, fakat bu olaydaki gerçeklikler, bir polisiye roman yazmak için bile yetersiz kalıyor. Romanımda, Narin’in katili karakterini şu an için Enes olarak belirleyebilir ve ağabeyinin, psikolojik sorunları olan bir karakter olduğunu öne sürebilirim. Ancak Enes’in en büyük koruyucusunun, Narin’in annesi olduğunu da belirtmeliyim. Anne, ölen kızının geri gelmesi uğruna Enes’i korumak için çaba harcar.
Romanımda, Doğu’daki aile yaşantısındaki cinsiyet ayrımını başka küçük hikayelerle destekleyerek anlatabilirim. Anne karakterinin yardım arayışında gideceği kişi ise evden uzak olan kocası yerine, Narin’in amcası olan muhtar olacaktır. Muhtar, Narin’in durumuna çözüm bulma çabasında en güvendiği isimdir.
Hikaye, sadece dört ana karakter etrafında gelişse de, Narin’in akrabaları ve çevresindeki kişilerin de katılımıyla zenginleşecektir. Romanın sonunda, bugünkü gerçeklere paralel bir durum ortaya koysalar bile, tüm yargılama sürecinin mahkeme salonlarında geçeceği ve bu süreçte babanın, kız çocuklarına bakış açısını sorgulayıp, Narin’in mezarı başında af dilediği bir görüntüyle sona erecektir.
Sonuç olarak, bu olayın gerçeklerini hep beraber izlemeye devam edelim. Adaletin yerini bulmasını umalım. Vesselam!
1
Karabağlar’da İş Arayanlara Fırsat Sunuluyor!
2815 kez okundu
2
Karabağlar’da Deprem Farkındalık Haftası Düzenlendi
2801 kez okundu
3
Bornova Belediyesi’nden Ucuz ve Sağlıklı Gıda İçin Kent Lokantaları!
2789 kez okundu
4
Foça’da Yangında Yaralı Kaplumbağa Kurtarıldı
2728 kez okundu
5
İzmir Körfezi’nde Kirlilik: Tugay’dan Açıklama!
2713 kez okundu