Genç Kızların Ölümü: Aileden Kan Donduran İtiraf
1954 okunma

Genç Kızların Ölümü: Aileden Kan Donduran İtiraf

Ekim 7, 2024 14:43
Genç Kızların Ölümü: Aileden Kan Donduran İtiraf
0

BEĞENDİM

Türkiye’de yaşanan kan donduran bir cinayet olayı, toplumda derin bir üzüntü ve infial yarattı. Son günlerde gündeme gelen, iki genç kızı öldürüp ardından intihar eden Semih Çelik ile ilgili soruşturma devam ederken, cinayete kurban giden 19 yaşındaki İkbal Uzuner’in babası Hasan Uzuner’in polise verdiği ifadeler kamuoyunda büyük bir yankı uyandırdı. Kasvetli bir atmosferde yaşanan bu olay, gençlerin yaşadığı psikolojik sorunlar ve ilişkiler üzerine tartışmalara neden oldu.

Baba Hasan Uzuner, kızının Fatih’te liseyi okuduğunu ve Semih Çelik ile burada tanıştığını aktardı. Kızının iki kez evden kaçtığını belirten Uzuner, ilk kaçışında Semih’in evinde bulunduğunu, ikinci kaçışında ise Fatih’teki Edirnekapı Otobüs duraklarında polis tarafından bulunduğunu ifade etti. Uzuner, Semih Çelik’in, kızını rahatsız etmeye başladığını söyleyerek, uzun bir süre süren bu durum sonucunda kızının okulunu değiştirmek zorunda kaldığını belirtti. Tüm bunlar, genç kızın psikolojik durumu üzerinde derin izler bıraktı.

Kızının yaşadığı yoğun stres ve rahatsızlık sebebiyle Uzuner, İkbal’i bir psikoloğa yönlendirmiş. İkbal’in zamanla psikolojisinin düzeldiği, sağlıklı bir ilişki içinde oldukları, hatta kızının bir süre önce kedi sahibi olmasının bu düzelmede etkili olduğunu vurguladı. Ancak, kızının bir buçuk yıl boyunca Semih Çelik ile hiçbir iletişim kurmaması ve Semih’in annesinin “Oğlum yeni bir kız arkadaşı var, artık kızınızı rahatsız etmeyecek” şeklindeki ifadeleri, ailenin rahat bir nefes almasına neden olmuş. Ancak bu rahatlık, tüm bu olayların ardından hüsrana dönüşecekti.

Olay günü, Hasan Uzuner’in eşi, kızını aradığında telefonunu bir erkek açmış ve “Merak etme, kızın emin ellerde” şeklinde bir cevap almış. Bu durum, ailede ciddi bir kaygıya yol açarken, yeniden denemesi sonucu diğer bir erkeğin telefonu açması ve “Telefon surlardan düştü” demesi, ailenin korkularını artırmıştı. Hasan Uzuner, bir süre sonra kendi kızıyla iletişim kurmaya çalıştığında, telefonun yalnızca annesine teslim edileceği yalanıyla karşılaştı.

Baba Hasan Uzuner, o sırada hastanede olan babasını bırakıp eşiyle birlikte kızının telefonunu almaya gitti. Telefonun evsiz biri tarafından bulunduğunu öğrenen Uzuner, kızının belki de surlar üzerinde olduğunu düşünerek arama yapmaya karar verdi. Fakat, güvenlik telleri nedeniyle surların üstüne çıkamadılar ve aşağı indiklerinde kalabalık bir insanların toplandığını gördüler. Kalabalığın içinde kızı İkbal’i ararken, acı bir şekilde onun bedeniyle karşılaştı. Bu trajik durum, yalnızca bir ailenin değil, tüm toplumun yüreğini yaraladı. İkbal Uzuner’in hayatının sona ermesi, gençler arasında ilişki ve psikolojik sorunları yeniden tartışmaya açtı ve toplum genelinde benzer olayların önlenmesi yönünde kesin adımlar atılması için bir çağrı niteliği taşıdı.

Bu olayın ilk görünen yansımaları olsa da, intihar ve cinayetlerin arkasındaki sebeplerin anlaşılması ve çözüm yolları üzerine derinlemesine düşünülmesi gerektiği aşikar. Ailelerin, gençlerin karşılaştıkları psikolojik zorluklara karşı duyarlı olmaları ve gerektiği durumda destek aramaları hayati bir önem taşıyor. Bu tarzdaki trajik olayların önüne geçebilmek için toplumsal bir farkındalık oluşturulması ve gençlerin ruhsal sağlığının korunmasına yönelik çalışmaların arttırılması gerekiyor.

En az 10 karakter gerekli