İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen kapsamlı bir soruşturma sonucunda avukat Rezan Epözdemir, tutuklandı. Başsavcılık, Epözdemir hakkında “rüşvet”, “FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım” ve “siyasal ve askeri casusluk” suçlamalarıyla iki ayrı soruşturma başlattı. Gözaltına alınmasının ardından İstanbul Adliyesi’ne götürülen Epözdemir, savcılıkta sorgulandı ve yaşanan gelişmeler, kamuoyunda büyük bir merak uyandırdı.
Epözdemir’in sorgulamasının ardından, savcılık onun “rüşvete aracılık etmek” ve “rüşvet almak” suçlamalarından tutuklanmasını talep etti. Ayrıca, “devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme” ve “FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım etme” suçlarından ötürü, yurt dışına çıkış yasağı içeren adli kontrol tedbiri uygulanmasını önerdi. Ancak, nöbetçi sulh ceza hakimliği, sadece rüşvete aracılık etmek suçlamasından tutuklama kararı verirken, diğer kriminal suçlamalarla ilgili olarak adli kontrol talebini reddetti.
Rezan Epözdemir’in gözaltı süreci, 10 Ağustos tarihinde başlamıştı. İlgili soruşturma çerçevesinde, gizlilik kararı alınan rüşvet soruşturmasında ifadesi alınan tanık A.D., Epözdemir’in rüşvet aldığına dair üç ayrı eylem ile ilgili iddiada bulundu. Gözaltı süresi iki kez uzatılan Epözdemir, başta Emniyet Genel Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin ardından İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi.
Öte yandan, eski AKP milletvekili Şamil Tayyar, Epözdemir’in tutuklanma süreci hakkında çeşitli iddialarda bulunarak dikkatleri üzerine çekti. Tayyar, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmanın ciddi bir krize dönüşeceğini savundu. Özellikle, Epözdemir’in cep telefonunun şifresini vermekten sürekli kaçındığını belirtmesi, sorgulama sürecinin uzamasına neden oldu. Tayyar, FETÖ bağlantılı isimlerin, Başsavcı Akın Gürlek’i baskı altına aldığını iddia etti. Gürlek’in, daha önce görmediği bir yoğun baskı ile karşılaştığını ve şahsına yönelik iftira kampanyalarının başladığından endişe duyduğunu belirtti.
Bu gelişmelerin ardından, Şamil Tayyar’ın iddialarına yanıt veren Mehmet Uçum, Tayyar’ın kendisiyle ilgili suçlamalarını yalanladı. Uçum, bu iddialar üzerine Tayyar hakkında suç duyurusunda bulundu. Bu durum, soruşturma sürecinin ne denli karmaşık ve çok boyutlu olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Rezan Epözdemir’in yaşadığı süreç, Türkiye’de yargının nasıl işlediği ve siyasi baskılar altında ne tür gelişmeler yaşandığına dair önemli bir örnek olarak değerlendirilmektedir. Halk arasında geniş yankı uyandıran bu olay, aynı zamanda yasaların işleyişi açısından da tartışmalara neden olmaktadır. Türkiye’de adalet sisteminin sağlıklı bir şekilde işlemesi temennisiyle birlikte, hukukun üstünlüğünün korunması gerektiği vurgusu bir kez daha gündeme gelmiştir.
1
Uysal, CHP Genel Başkanlığı Adaylığından Çekildi!
2795 kez okundu
2
Diyanet’in 2024 bütçesi rekor harcama yaptı.
2727 kez okundu
3
Depremzedeler Binada Cansız Bedeni Bulundu!
2685 kez okundu
4
Erzurum’da Feci Kaza: 7 Yaralı, 1 Tehlikede!
2662 kez okundu
5
Kadın Cinayetleri Sözleri AK Parti’yi Harekete Geçirdi
2658 kez okundu