Bir belediyede kaç müdürün pasif durumda olduğu merak konusu. Bilinçli ya da bilinçsiz olarak, birçok yönetici mevzuatta tanımlı aktif görevlerinden uzaklaştırılmış görünüyor. Bu durum, hiç aktif bir görev verilmeden maaş alan yöneticilerin sayısını gündeme getiriyor. Peki, bu yöneticiler kimlerden oluşuyor? Önemli olan, oluşan kamu zararının belediye yöneticilerini ne derece ilgilendirdiği. Bu noktada iki farklı yaklaşım öne çıkıyor.
Birinci olasılık, idare veya performans yetersizliği nedeniyle bazı müdürlerin pasif göreve alınmış olabileceğidir. Eğer bu doğruysa, görev değişiklikleri gibi farklı önlemler alınarak, sorunların giderilmesi mümkün olabilir. Ancak, böyle bir durumun varlığı bile sorgulanmalı. İkinci olasılık ise daha kritik bir sorunu işaret ediyor. Müdürlerin, hukuka aykırı olduğunu düşündükleri bazı işlemleri imza atmama gibi bir karara varmış olmaları mümkün. Eğer gerçekten böyle bir durum söz konusuysa, kamu yönetiminde alarm zilleri çalmaktadır.
Asıl sıkıntı, kamu görevlisinin temel görevlerinin başında gelen mevzuata uygun hareket etme ilkesinin ne denli ihlal edildiğini anlamakta yatıyor. Hukuka aykırı gördüğü bir işleme imza atmayan müdürlerin durumu, aslında bir sorun yaratmakla birlikte, aynı zamanda sorumluluklarının bilincinde olduklarının da göstergesi. Ancak bu tutum, bazı kesimlerin rahatsız olmasına yol açıyorsa çok daha büyük bir endişenin habercisi olabilir.
Peki, durumun kamu zararı boyutu nedir? Aktif olmayan her müdüre ödenen maaşların mali karşılığı ne kadardır? Bu tür durumların sonucunda oluşan kamu zararı kim tarafından karşılanacak? Tüm bu sorular yanıt bekliyor. Bu noktada yapılması gereken tek şey, fiilen görevde olmayan müdürlerin sayısını belirlemek ve bu kişilere neden görev verilmediğini sorgulamaktır. Yerlerine atanan kişilerin seçim kriterleri de net ortaya konmalıdır.
Belediyeler, kamu kurumları olarak, keyfîliğe ve kişiye özel muameleye yer vermemelidir. Bu nedenle, pasif durumda bulunan müdürlere maaş ödemek, görevsizlik durumunun arkasına sığınarak düşülen bir hatadır. Yöneticilerin bu hakkaniyet çerçevesinde görev yapmaları sağlanmalıdır. Söz konusu sorulara verilecek yanıtlar, kamu kaynaklarının yönetimi açısından tüm şeffaflıkla ortaya konulmalıdır.
Belediyelerdeki yönetici durumu ve buna bağlı kamu zararı ile ilgili endişeler giderek artmaktadır. Bu sebeple, yukarıda belirtilen konular çok yakında daha detaylı bir şekilde ele alınacak ve kamuoyuyla paylaşılacaktır. Bu durum yalnızca bir yönetim sorunu değil, aynı zamanda kamu kaynaklarının etkili ve verimli kullanılmadığını gösteren bir gerçektir. Dolayısıyla, sorunun çözümü için harekete geçmek kaçınılmaz olmuştur.
1
Uysal, CHP Genel Başkanlığı Adaylığından Çekildi!
2814 kez okundu
2
Diyanet’in 2024 bütçesi rekor harcama yaptı.
2745 kez okundu
3
Depremzedeler Binada Cansız Bedeni Bulundu!
2698 kez okundu
4
Erzurum’da Feci Kaza: 7 Yaralı, 1 Tehlikede!
2674 kez okundu
5
Kadın Cinayetleri Sözleri AK Parti’yi Harekete Geçirdi
2670 kez okundu