CHP İçinde İfade Özgürlüğü Krizi Büyüyor!
1684 okunma

CHP İçinde İfade Özgürlüğü Krizi Büyüyor!

Ocak 6, 2026 07:49
CHP İçinde İfade Özgürlüğü Krizi Büyüyor!
0

BEĞENDİM

Malatya’da CHP’nin İç Dinamikleri

Bir zamanlar, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), uzun süre sonra kazanamadığı bir ilçeyi, Yazıhan’ı elde etti. Ancak, bu başarıya gölge düşüren bir olay gerçekleşti. Malatya İl Kongresi’nde, Veli Ağbaba’ya karşı “Kral çıplak” diyerek gerçekleri dile getiren Yazıhan Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer, partinin içindeki iktidar yapısına muhalefet etti. Göçer, CHP’nin bir şirket gibi yönetilemeyeceğini ve yönetilmemesi gerektiğini savunarak siyasetteki bazı rahatsızlıklara dikkat çekti.

Göçer’in açıklamalarında, “Kimse CHP’yi bir şirket gibi yönetemez.” ifadesi öne çıkıyor. Bu durum, partinin büyümesi yerine, iç iktidarı elde tutmaya yönelik bir anlayışla karşı karşıya kalındığını göstermektedir. “Küçük olsun, benim olsun” anlayışıyla hareket edenler, partisinin değerlerini küçültmekte ve yalnızca koltuk hesapları yapmaktadır. Parti içinde yer alan başka bir milletvekilinin durumunu sorgulayan Göçer, Aziz İhsan Aktaş gibi isimleri partide bir tehdit olarak tanımlayarak, bu durumdan hesap sorulup sorulmayacağını gündeme getiriyor.

Veli Ağbaba’nın yetkileri, bir şirkette bile verilmeyecek kadar fazla olduğuna dikkat çekiliyor. Başka bir deyişle, hangi şirket, zarara çalışan personeli korur? Herhangi bir müşteri şikâyet ettiğinde, o personeli görevde tutar mı? Malatya’nın her ilçesinde mevcut olan sorunlara rağmen, başarısız bir il başkanı halkın görüşlerine dayatılıyor. İtiraz eden, başarılı bir belediye başkanı iken, partiden ihraç edilmek isteniyor. Bu durum, demokrasinin ve düşünce özgürlüğünün ihlalini gözler önüne seriyor.

Abdulvahap Göçer’in eylemleri arasında yolsuzluk yapma veya ihale verme gibi bir kavram yok. Sadece ifade özgürlüğünü kullandı. CHP’nin liderlerine yüzlerine bakarak gerçeği söylemekten çekinmedi. Bunun bedeli ise, parti içinde ihraç edilmek oluyor. Göçer’in karşılaştığı bu haksızlık, partinin içinde susanların dilsiz şeytanlar haline gelmesine yol açıyor. Parti içindeki bu otoriter uygulamalar, CHP’nin demokratik bir yapıya sahip olup olmadığı sorusunu gündeme getiriyor.

“AKP Türkiye’de tek adam düzeni kurdu, biz bunu değiştireceğiz.” diyen CHP, içindeki tek adam düzeninin AKP’den ne farkı olduğunu soruyor. Siyasi muhalefet, AKP hükümetinin karşı çıkanları yargı ile susturduğunu belirtirken, CHP’nin kendi içindeki muhalefeti parti içi disiplin ile susturduğunun altı çizilmektedir. Abdulvahap Göçer’in yalnız olmadığı, Malatya’da çoğu insanın sessizce düşündüğünü yüksek sesle dile getirdiğine de vurgu yapılmaktadır. Bu durumu, ilerleyen zamanlarda Malatya’da bir karşılığının olacağının sinyali olarak yorumlamak mümkündür.

Kısacası, Malatya CHP’sinin iç dinamikleri, hem yerel hem de ulusal düzeyde dikkat çekici sorunlar barındırmaktadır. Parti içindeki hiyerarşi, bireysel özgürlüklerin kısıtlanması ve işleyişteki otoriter yaklaşımlar, daha geniş bir tartışmayı beraberinde getiriyor. Bu durum, Cumhuriyet Halk Partisi’nin, Türkiye’deki genel muhalefet alanında nasıl bir yer tutacağı konusunda önemli soruları gündeme getirmektedir.

En az 10 karakter gerekli