Ege’de Deprem Fırtınası: Tsunami Riski Artıyor!
657 okunma

Ege’de Deprem Fırtınası: Tsunami Riski Artıyor!

Şubat 4, 2025 10:26
Ege’de Deprem Fırtınası: Tsunami Riski Artıyor!
0

BEĞENDİM

“`html

Ege Denizi’ndeki Deprem Fırtınası ve Uzman Görüşleri

Afet ve Acil Durum Başkanlığı (AFAD) tarafından 28 Ocak 2023 tarihinden bu yana Ege Denizi’nde meydana gelen depremlerle ilgili yapılan açıklamada, sarsıntıların büyüklüğünün 4,8 civarında olduğu ve bu süreçte 400’den fazla deprem kaydedildiği bildirildi. Santorini Adası’nın kuzeydoğusunda da büyüklüğü 4,9’a varan 100’den fazla yeni sarsıntının yaşandığı belirtilmektedir. Kahramanmaraş depremiyle birlikte Türkiye, asrın felaketi olarak adlandırılan durumu yaşamaya devam ederken, Ege Denizi’nde süregeldiği ifade edilen bu deprem fırtınası, önemli medyatik ve toplumsal bir gündem maddesi haline geldi.

Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Koray Çetin Önalan, bu depremlerin nedenleri ve etkileri hakkında bilgi vererek, Ege Bölgesi’nin dünya genelinde sismik aktivite açısından yoğun bir bölge olduğunu aktardı. Önalan, Yunanistan’ın güneyinden başlayarak Girit Adası’nı kapsayan ve Anadolu topraklarına kadar devam eden Girit Süturu’nun sarsıntılarla bağlantılı olduğunu ifade etti. Bu bölgedeki Afrika levhasının Ege plakasının altına dalma hareketinin zemin oluşturduğunu ve yıllık ortalama 2,5 santim batıya doğru kaymanın varlığının bu durumu daha da pekiştirdiğini belirtti.

Önalan, “Burada bir sıkışma rejimi var ve bu Ege Bölgesi depremselliğini tanımlayan bir durum. Bölgede geçmişte çok büyük depremler ve volkanik hareketler yaşandı. Bu depremleri ‘deprem fırtınası’ olarak nitelendiriyoruz. Sarsıntıların sığ derinliklerde gerçekleşiyor olması (yaklaşık 1 ile 5 kilometre arasında) ve zaman zaman 5 büyüklüğüne kadar çıkması da dikkat çekiyor,” şeklinde açıklama yaptı. Üç gündür devam eden depremlerin arka planda magmanın ısıtmasıyla ortaya çıkan hidrotermal suların kayaların içinde oluşturduğu basınçla meydana geldiği düşünüldüğünü de sözlerine ekledi.

Önalan, depremler sonrası beklenen iki durumdan bahsederek, ilki olarak sarsıntıların sönümlenerek belli bir noktada durağan hale gelme ihtimalinin bulunduğunu, ancak son günlerde devam eden stabil durumun ise bu sürecin henüz tamamlanmadığını ortaya koyduğunu aktardı. “İkinci olarak, büyük bir depreme evrilmesini istemiyoruz. Şu andaki durum bize, depremlerin belli bir noktada duracağına dair bir işaret veriyor ama bunlar kesin değil, sadece tahmin,” ifadelerini kullandı.

Tsunami riski ile ilgili olarak da Önalan, mevcut depremlerin Türkiye’ye şimdilik doğrudan bir etkisinin olmadığını, ancak büyüklüklerinin 6’nın üzerine çıkması durumunda Ege kıyılarının ciddi bir tehdit altına girebileceğini, bu durumda bir tsunami riskinin söz konusu olacağını belirtti. “Özellikle kıyılarda yoğun yapılaşmanın olduğu yerlerde, dere yatakları ve zayıf zeminler üzerine inşa edilen yapılar ciddi tehlike arz edebilir,” dedi.

Önalan, Ege Bölgesi’nde geçmişte yaşanmamış olmasına rağmen muhtemel bir volkanik tehlikeye de dikkat çekti. Bu durumun, son büyük patlamanın meydana geldiği tarih olan 3 bin 600 yıl öncesine dayandığını belirterek, “Hiç istemediğimiz bir durum. Ancak Ege Bölgesi’nde böyle bir volkanik tehlikeyi göz ardı edemeyiz,” diye ekledi.

Ülkemizde doğal kaynaklı afetlerin hâlâ büyük bir risk oluşturduğunu ifade eden Önalan, bu tür tehlikeleri ve riskleri yönetme konusunda önemli adımlar atılması gerektiğini vurguladı. “Tehlike başka, risk başka bir şey. Biz yapılaşmada çok fazla risk aldık. Yapılaşmanın olmadığı çağrıdan sonra, tarım yapılması gereken yerlerde imara açılmasını sağlıyoruz

En az 10 karakter gerekli