İzmir’de Sel Tehlikesi: Orman Yangınlarının Etkisi
2109 okunma

İzmir’de Sel Tehlikesi: Orman Yangınlarının Etkisi

Aralık 15, 2025 09:03
İzmir’de Sel Tehlikesi: Orman Yangınlarının Etkisi
0

BEĞENDİM

JEOLOJİ Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Koray Çetin Önalan, İzmir’de son zamanlarda meydana gelen sel ve su baskınlarının yaz aylarında yaşanan orman yangınlarının sonuçları olduğunu vurguladı. Önalan, bu durumun ikincil afetler olarak değerlendirilebileceğine dikkat çekerek, “Yağışlı mevsimin sonuna kadar seller ve su baskınları devam edecek” şeklinde uyarılarda bulundu.

Kentte özellikle sağanak yağışlardan sonra birçok ilçede sel, su baskınları ve taşkınlar meydana gelmektedir. Önalan, İzmir’in Seferihisar, Çeşme, Dikili ve Foça gibi yerlerinde geçen yıl yaşanan orman yangınlarının bitki örtüsünde büyük hasar oluşturduğunu belirtti. Yangından etkilenen bölgelerde yağmurların başlamasıyla birlikte taşkın, su baskını ve sel olaylarının arttığını ifade eden Önalan, “Yangından zarar gören alanlardaki akaçlama sistemleri ve kuru dere yatakları yağışlar sonucunda sel olaylarına neden oluyor” diye ekledi. Bu sorunların çözümü için orman alanlarının ve dere yataklarının ıslah edilmesi gerektiğini vurgulayan Önalan, “Eğer ormanlar yok olur ve dere akacak alan bulamazsa, sonuçları kentlerimizde sel olarak geri dönecektir” şeklinde konuştu.

Önalan, ağaçların yok olmasının sadece sel ve su baskınlarına değil, erozyon ve toprak kaybına da yol açtığını dile getirdi. Bu durum, çevresel sorunların daha da derinleşmesine neden olmaktadır.

“HER YERE BETON VE ASFALT DÖKERSEK KENTLERDE SELLERLE BAŞA ÇIKAMAYIZ”

Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı, kentlerde asfaltın yoğun kullanımının da su baskınlarının önemli bir nedeni olduğuna dikkat çekti. Önalan, “İzmir başta olmak üzere birçok şehirde yağmur sonrasında su baskınlarının yaşanmasının ana nedenlerinden biri, şehir içindeki asfalt ve beton kullanımıdır. Yağan yağmur sularının bir kısmı akışa geçerken, diğer kısmının yer altına gitmesi gerekmektedir” diyerek, bu aşamalardaki dengenin bozulduğunu ifade etti. Sürekli asfaltlama, yağmur suyu akışını engellediği için su birikintilerine sebep oluyor ve bu da su baskınlarını kaçınılmaz hale getiriyor. Beton ve asfalt ile dolu şehirlerin, sellerle başa çıkma kapasitesinin düşük olduğunu belirten Önalan, mevcut yapıların değişmesi gerektiğini savundu.

Ayrıca, kentin ara yollarının asfalt yerine suyu yer altına geçirebilecek malzemelerle yapılması gerektiğini ifade eden Önalan, kelit taşları ve geçirgen özel malzemelerin kullanılmasının önemini vurguladı. Suyun bir kısmının yüzeye akması, diğer kısmının ise yer altına süzülmesi gerektiğini ifade etti.

“YAĞMUR SULARI TAMAMEN BOŞA GİDİYOR”

İzmir’de yağmur suyu altyapısının yetersiz olduğunu ve en kısa sürede yenilenmesi gerektiğini belirten Önalan, “Yağmur suları tamamen boşa gidiyor. Derelere karıştığında da denize akıp gidiyor. Bu su kaynaklarının kent çevresinde belirli noktalarda depolanması gerekiyor” dedi. Bu depolamanın, peyzaj çalışmaları, sulama, temizlik ve günlük yaşamda kullanılabileceğini söyleyen Önalan, yağmur sularının altyapı ile birlikte düşünülmesinin ve buna yönelik ciddi çalışmalar yapılmasının zorunlu olduğunu belirtti.

Son olarak, “Yağmur sularını drene edebilmek için altyapımızı güçlendirmemiz gerekiyor. Her yeri asfalt yaparak suyun düşey yönde süzülmesini engelleyip akışa geçmesine mani oluyoruz. Bu da su baskınlarının artmasına neden olan etkenlerden bir tanesi” ifadelerini kullandı. İzmir’in karşı karşıya kaldığı su baskınları ve sel sorunları, doğru önlemler alınmadığı takdirde daha büyük sorunlara yol açabilir. Bu nedenle, önleyici ve çözüm odaklı adımlar atılması kritik

En az 10 karakter gerekli