Kadına Yönelik Şiddete Güzelbahçe’den Eylem!
1553 okunma

Kadına Yönelik Şiddete Güzelbahçe’den Eylem!

Ekim 12, 2024 07:38
Kadına Yönelik Şiddete Güzelbahçe’den Eylem!
0

BEĞENDİM

Güzelbahçe Belediyesi, son günlerde artış gösteren kadın ve çocuk cinayetlerine karşı bir dizi etkinlik düzenleyerek şiddete tepkisini ortaya koydu. Etkinliklerin en dikkat çekici olanı, yürüyüş ve basın açıklaması oldu. Yürüyüşte katılımcılar; “Kadına kalkan eller kırılsın”, “Kadın, Yaşam, Özgürlük” ve “İstanbul Sözleşmesi Yaşatır” gibi sloganlar atarak, bu önemli meseleye dikkat çektiler. Çok sayıda döviz ve pankartın taşındığı yürüyüşe yoldan geçen vatandaşlar da kornalarla destek verdiler.
Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, CHP Güzelbahçe İlçe Başkanı Devrim Seyrek ve eşi Nermin Günay da yürüyüşte yer aldı. Tabaoğlu Parkı’ndan başlayan etkinlik, Güzelbahçe Birinci Balıkçı Barınağında son buldu. Burada, Belediye Meclis Üyesi Ezgi Naz Soysal, ilçe başkanlığı adına hazırlanan basın metnini okudu.

Ezgi Naz Soysal, kadınların hukuki, ekonomik, sosyal ve siyasi alanlarda eşit haklara sahip olamadığını vurguladı. Kadınların yaşam haklarının ihlal edildiğine ve yoksulluktan en çok etkilenen kesim olduklarına dikkat çekti. Ülkede her üç kadından birinin şiddete maruz kaldığını ve her yıl yüzlerce kadının öldürüldüğünü belirtti. Küresel Cinsiyet Uçurumu raporuna göre Türkiye’nin 144 ülke arasında cinsiyet eşitliği sıralamasında 130. sırada olduğunu ifade etti. Bu durum kadınların istihdam alanlarından çekilmesine ve sosyal güvenceden yoksun bir şekilde zor koşullarda çalışmaya zorlanmasına neden olmaktadır.

Soysal, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın adının “Kadın ve Eşitlik Bakanlığı” olarak değiştirilmesi gerektiğini savundu. Bu Bakanlığın kadını bir eşit yurttaş olarak güçlendirmeyi esas alması gerektiğini belirtti. Ayrıca, toplumsal cinsiyet eşitliğinin ana akımlaştırılmasını ve kırılgan grupların güçlendirilmesini sağlaması gerektiğini vurguladı.

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun çerçevesinde, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) sayısının artırılması gerektiği de bir diğer önemli noktaydı. Türkiye’de yalnızca 81 ŞÖNİM’in bulunduğunu belirten Soysal, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın bu konuda yetersiz kaldığını ifade etti. Bakanlığın kadına yönelik şiddetle etkili bir mücadele yürütme konusunda samimi olmadığını dile getirdi.

Soysal, sadece kadınların değil, tüm ezilenlerin yaşam hakkını savunmak için bir arada olduklarını ifade etti. Şiddeti meşrulaştıran devlet aygıtlarına ve ideolojilere karşı olduklarını vurgulayarak, geçmişte yaşanan acı olayları hatırlattı; örneğin 10 Ekim’de Ankara Garı’nda gerçekleştirilen katliamı anarak, toplumsal şiddetin birer örneği olduğunu söyledi.

Öncelikle kadın cinayetlerinin münferit olaylar değil, politik cinayetler olduğuna dikkat çeken Soysal, erkek şiddetinin kadınları baskı altında tutmak için kullanılan bir mekanizma olduğunu belirtti. Kadınların bedenleri ve kimlikleri üzerindeki sahiplik anlayışının, bu cinayetlerin yaygınlaşmasında önemli bir rol oynadığını vurguladı.

“Şiddetin ortağı olmayın” diyerek, şiddete maruz kalan kadınlar için devletin kaynaklarının kullanılması gerektiğini savundu. Devletin, kadına yönelik şiddeti önlemek adına uyguladığı politikaların yetersiz kaldığını belirten Soysal, kendi yaşam hakları için mücadele etmek zorunda olduklarını ifade etti. Eylül ayında öldürülen kadınların çoğunun kendi evlerinde ve evli oldukları erkekler tarafından öldürüldüğünün altını çizdi.

Sonuç olarak, Mücadelelerinin adalet talebi olduğunu belirten Soysal, İstanbul Sözleşmesi’nin hukuksuzca feshedilmemesi gerektiğini ve yasaların kadınlardan yana olmadıkça güvende olamayacaklarını ifade etti. Devlet ve siyasi iktidarların, kadına yönelik şiddet ve ayrımcılığın önlenmesi için gerekli tedbirleri almak zorunda olduklarını vurgulayarak, bu konuda daha kararlı bir duruş sergilemeleri gerektiğini ifade etti. Bu etkinlik, toplumda kadın cinayetlerine karşı duyarlılığı artırmayı ve halihazırdaki hukukun kadınların korunmasını sağlayacak şekilde düzenlenmesini savunmayı amaçlıyordu.

En az 10 karakter gerekli