Rahim Sarkmasına Karşı 5 Dakikalık Egzersiz!
1066 okunma

Rahim Sarkmasına Karşı 5 Dakikalık Egzersiz!

Nisan 9, 2026 09:47
Rahim Sarkmasına Karşı 5 Dakikalık Egzersiz!
0

BEĞENDİM

Medicana Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Gültekin Koçun, rahim sarkmasının kadınların sıklıkla karşılaştığı bir sorun olduğunu ve bunun önlenebileceğini vurguladı. Pelvik tabanı güçlendiren egzersizlerin bu durumda kritik rol oynadığını ifade eden Koçun, günde yalnızca beş dakikanın ayrılmasının bile Kegel egzersizleri ile sarkma riskini azaltabileceğini belirtti. Aynı zamanda, düzenli egzersiz ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının bu sürecin kontrol altında tutulmasına yardımcı olacağını kaydetti.

Rahim sarkması, kadınların özellikle ilerleyen yaşlarında karşılaştığı bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor. Günlük yaşam, sosyal hayat ve organ fonksiyonları üzerinde olumsuz etkiler yaratabilen bu durum, erken fark edildiği takdirde ameliyatsız yöntemlerle de yönetilebiliyor. Op. Dr. Gültekin Koçun, rahim sarkmasının temel nedenlerinden birinin pelvik taban kasları ve bağ dokuların zayıflaması olduğunu belirterek, “Rahim sarkması (uterus prolapsusu), rahmi yerinde tutan kasların ve bağ dokuların zayıflaması sonucu rahmin vajina içine ya da dışına doğru kayması durumudur” dedi. Bu durum, genellikle pelvik tabanı destekleyen yapının hasar görmesi ile ortaya çıkmaktadır. Koçun, çok sayıda ve zor vajinal doğumlar, menopoz sonrası östrojen azalması, kronik kabızlık, ağır yük kaldırma, kronik öksürük ve obezite gibi faktörlerin pelvik dokular üzerinde sürekli baskı oluşturarak sarkmaya zemin hazırladığını ifade etti.

Özellikle 50 yaş sonrası dönemde rahim sarkmasının daha sık görüldüğünü dile getiren Op. Dr. Gültekin Koçun, “Rahim sarkması, belirgin şekilde menopoz sonrası artış göstermekte ve 50 yaş üzerinde daha sık görülebilmektedir. Klinik verilere göre, 60 yaşın üzerindeki her üç kadından birinde farklı derecelerde sarkma meydana gelebilmektedir” şeklinde konuştu. Menopoz ile birlikte östrojen hormonunun azalmasının pelvik taban dokularının zayıflamasına yol açtığını ve bunun da riski artırdığını ifade etti. Çok sayıda doğum yapmış veya bağ dokusu zayıf olan kadınların daha genç yaşlarda da rahim sarkması problemiyle karşılaşabileceğini belirtti. Her rahim sarkmasının ameliyat gerektirmediğinin altını çizen Koçun, tedavi planının hastaya özel olarak sarkmanın derecesine ve yaşam kalitesine göre şekillendirilmesi gerektiğini de ekledi.

İleri evre sarkmalarda cerrahinin kaçınılmaz hale geldiğini aktaran Koçun, “Rahmin vajina dışına çıktığı ileri evre sarkmalarda, şiddetli idrar ve bağırsak problemleri gelişebilir. Vajinal yaralar ve enfeksiyonlar oluştuğunda ya da hastanın yaşam kalitesi önemli ölçüde bozulduğunda cerrahi müdahale gerekmektedir” ifadelerini kullandı. Cerrahi tedavi, ameliyatsız yöntemlerden fayda görmeyen hastalar için de planlanmaktadır. Günümüzde rahim sarkması ameliyatları genellikle kapalı yöntemlerle gerçekleştirilmektedir. Bu yöntemlerde karın bölgesine büyük kesiler yapılmaz ve böylelikle hastaların ağrı hissetme süreleri azalır, kan kaybı en aza indirilir ve hastalar genellikle kısa sürede normal yaşamlarına dönebilirler.

Ancak, rahim sarkmasının cerrahiden sonra tekrar edebileceği bir gerçektir. Bilimsel veriler, ameliyat sonrası hastaların yaklaşık %10 ile %30’unda zamanla yeniden sarkma gelişebileceğini göstermektedir. Koçun, bu noktada yaşam tarzının en önemli faktör olduğuna dikkat çekerek, ağır kaldırmanın, kronik kabızlığın ve sigara kullanımının rahim sarkmasını tekrar etmesine zemin hazırlayabileceğini belirtti. Ayrıca bağ dokusunun genetik olarak zayıf olması ve menopoz sonrası hormonal değişikliklerin de riski artırabileceğini vurguladı.

Rahim sarkmasının önlenmesi konusunda ameliyatsız tedavi

En az 10 karakter gerekli